
Daha ne kadar inanmalıyım bu acı gerçeklere
Bir ucundan da sen tut demelimiyim hayatın acı yalanlarından
Yoksa son derece olağan mı karşılamalıyım ezikliğimi
Yoksa asmalımıyım son utancımı en kalabalık koğuşlara
Doğrusu içimi acıtmamam için hiç bir sebep göremiyorum
Dilimdeki kesik sonderece derin, sevda adına konuşacak
Sözüm yemin, özüm aşk dediğim hayal ötesi buruk duygular
En son içtiğim serin su belkide kendime kabullendiremediğim
Toz pembe bir şeker belkide içime batan buruk sancı dediğim
Ölümün tadı yada yaşamamışlığın adı
Sessiz yelkenliler uğurladığım sahillerde
Kopmuş salıngaçlarda giderdiğim son gücenmemi
Anylamadığım aşk denilen ikiyüzlü bir duyguya bağlamıştım
Buna rağmen kanadı yine yüreğim
Gelmene rağmen kanmadı acıklı gözyaşlaım akmaya
Uykusuz gözlerimden gitmeyen,hayalime sakladığım mahçup sevdamı
Bir türlü döktüğüm yazılarda anlatamıyorum
Kimdi, neyin nesiydi derseniz
Bilinmezlik sizin için verebileceğim cevap
Benim için anlatılacak çok anısı olan kartal tepeleri deniz görüntüsü
Bir de dökülen anlamlı ama gerçek bi o kadarda haklı gözyaşları
Unutamam o onları asla unutmam
Ne zaman bir söğüt gürsem dökerim gözlerimdeki sevgimi
Anlayacak kimse olmasada
Hayalde olsa
Yanlızlığın adını koyarım her seferinde
Bilmediğiniz kaderimle başbaşa kalırım yazdıklarımla
Bu yüzden genç yazar hem yazar hem ağlar
Geçip giden hayallerinin ardından ulaşamadığı sevdasına karsı
Beklentisi olmadığı halde
En yalın haliyle
Belkide en savunmasız haliyle ölüme kucak açmış
Beklediği acı sonun düşüncesinde
Tayfun ÇEVİK
11.07.2007 K.Çekmece